Home/Erkek Gümüş Yüzük/Mineli Yüzük/Osmanlı Devlet Arması ve Tuğralı 925 Ayar Gümüş Yüzük

Osmanlı Devlet Arması ve Tuğralı 925 Ayar Gümüş Yüzük

247,99  158,99 

Açıklama

Ürün Stok No: GSY00000018

Osmanlı Devlet Arması ve Tuğralı 925 Ayar Gümüş Yüzük
STANDART YÜZÜK ÖLÇÜSÜ : 26 NUMARA
STANDART YÜZÜK AĞIRLIĞI : 13.62 gr

Ürünlerimizi sizin seçtiğiniz parmak ölçüsüne göre gönderiyoruz. Parmak ölçüsünde en doğru yöntem, parmağınızı bir kuyumcuda ücretsiz ölçtürmektir. Alyans hariç diğer yüzükleri bulunduğunuz bölgedeki gümüşçülerde 3-5 TL karşılığında parmağınıza göre büyültme veya küçültme işlemi yaptırabilirsiniz. Ya da satın almış olduğunuz ürünün fişi ile birlikte sayfanın altındaki iletişim bölümünde adresi bulunan KUPA GÜMÜŞ – TESBİHBAK.com mağazamıza gelerek yüzük ölçünüzü parmağınıza uygun olarak yaptırabilirsiniz.Her gümüş yüzük kendi numarasının 4-5 numarasına kadar büyüyebilir ve küçülebilir. Sayfamızın sol alt köşesindeki Yüzük Ölçüsü Hesaplama tablosu ile de parmağınıza uygun yüzük ölçünüzü belirleyebilirsiniz. Yüzük Ölçüsü Hesaplama tablosuna göre ölçüm yaparken doğruluk, yapılan ölçümün hassaslığı ile doğru orantılıdır.

Osmanlı Devlet Arması’ndaki Semboller Neyi İfade Etmektedir?
Arma, Osmanlı Devleti`ne ilk olarak Sultan Abdülmecid devrinde girmiştir. Barışçıl bir padişah olup tuğrasının yanına bir gül koydurmuştur. Bu motifle bütünleyici bir rol üstlenmiş, tüm dünyaya ‘ben barışçıl bir padişahım’ demek istemiştir.
Kırım Harbi`nde müttefikimiz olan Fransızlar, bir dostluk armağanı olarak Légion d`Honneur Nişanı`nı Sultan Abdülmecid Han`a verirler. Bunun üzerine diğer müttefikimiz İngilizler bunun gerisinde kalmamak için Diz Bağı Nişanı`nı hediye ederler. III. Edward tarafından çıkarılan Diz Bağı Nişanı`nda şöyle bir gelenek vardır:
Diz Bağı Nişanı verilen kişilerin armaları Windsor Sarayındaki St.George Kilisesi duvarlarına asılırdı. Osmanlı Devleti`nin o güne kadar arması olmadığından Sultan Abdülmecid İngilizlerden bu işin ustalarını göndermesini istemişti.
Bunun üzerine Kraliçe Victoria, Charles Young’u (bir arma ressamı) İstanbul’a göndermiştir. Charles, Osmanlı Devleti`ne ilk armayı yapar. Etienne Pisani isimli bir tercüman ile icraatlarını yürüten ressam, Osmanlı Devleti`ni bütünüyle kapsayan bir arma yapmak için yoğun çaba sarf eder. Sonunda saltanat kavuğu, sorguç, tuğra ve ay yıldızın da içinde bulunduğu Osmanlı Devletine yakışır bir eser ortaya çıkarır.
Yaptırılan bu arma daha sonra Londra`daki Osmanlı Sefiri Kostaki Efendi’ye gönderilip teslim edilir. Yapımı tamamlanan ve İngiltere’ye gönderilen arma, resmi tören ile alınır ve St. George Kilisesi`nin en yüksek yerine asılır.
Böylelikle Abdülmecid, Osmanlı Devleti`nde ilk kez yabancı nişan kabul eden sultan olur. Daha sonra Abdülmecid Han`ın oğlu Sultan II. Abdülhamit, babasının devrinde yapılan armaya yeni eklemelerde bulunur. 17 Nisan 1882 yılında resmi arma olarak kabul edilir ve kullanılmaya başlanır.

OSMANLI ARMASINDAKİ 30 ADET SEMBOL VE ANLAMLARI

metal-kaliteli-osmanli-armasi

OSMANLI ARMASI
1- Tuğranın etrafındaki güneş motifi, padişahın güneşe benzetilmesinden ileri gelir
2- II. Abdülhamit`in tuğrası
3- Sorguçlu Kavuk: Osman Gazi`yi ve tahtı temsil eder
4- Yeşil Hilafet Sancağı
5- Süngülü Tüfek: Osmanlı ordusunun asli silahı olmuştur
6-Çift Taraflı Teber
7-Toplu Tabanca
8-Terazi: Şeşper ve asaya asılıdır, adaleti temsil eder
9-(Üstte)Kur`an-ı Kerim (Altta) Kanunnameler
10-Nişan-ı Âli-i İmtiyaz
11-Nişan-ı Osmanî
12-Asa ve Şeşper
13-Çapa: Donanmayı temsil eder
14-Bereket Boynuzu
15-Nişan-ı İftihar
16-Yay
17-Nişan-ı Mecidi
18-Borazan
19-Şefkat Nişanı
20-Top Gülleleri
21-Kılıç
22-Top
23-El siperlikli merasim kılıcı
24-Mızrak
25-Çift Teber
26-Tek Taraflı Teber
27-Bayrak
28-Osmanlı Sancağı
29-Mızrak
30-Kalkan ortasında stilize edilmiş güneş motifi ve 12 yıldız

Bayrakların ortasındaki eliptik şekil ve kavuk saltanat ve hilafeti; soldaki çiçekler müsamahayı; soldaki terazi adaleti; soldaki kitap Kur`an-i Kerim`i; sağ ve soldaki silahlar orduyu; güneş, devletin büyüklüğünü; güneşin ortasındaki yeşil yuvarlak ve içindeki tuğra, en büyük Müslüman Türk hanedanını; tuğranın altındaki ay, dünyadaki bütün Müslümanların hamisi oluşunu; madalyonların asılı olduğu aksam köklü Osmanlı kültürünü; en altta asılı madalyonlar, çeşitli milletlerden oluşan Osmanlı halkını ifade eder.

OSMANLI TUĞRASI

Osmanlılarda da Tuğra, sultanların gözalıcı kaligrafik nişan, alamet veya arması, bir çeşit imzasıdır. Sultanın ve babasının adını ve çoğunda “el muzaffer daima dua” ibaresini içerirdi. Örneğin Kanuni Sultan Süleyman’ın tuğrasında “Süleyman şah bin Selim şah han el-muzaffer daima” yazmaktadır. “Bin” , oğlu demektir. Tuğra bizatihi sultan tarafından yazılmayıp nişancı veya tuğrakeş veya tuğrâî veya tuğranüvis veya tevkiî denilen görevlilerce yazılırdı. Yetkisiz tuğra çekilemezdi. Tuğralar bazı sultanların mühürlerine de kazılmıştır.

Gümüşün Sağlığa Faydaları
Jül Sezar döneminden beri biliniyor. Romalılar, küçük gümüş parçacıklarını yanıkları, kesikleri ve yaraları tedavi etmek için; Grekler ise şarabı su ve şarap kaplarını bakterilerden temizlemek için kullanırlardı. Ayrıca Roma döneminde sadece gümüş kaplarda su taşıyan askerlere savaşa gitmeye izin verilirdi çünkü Romalılar gümüş kapların suyu temiz ve saf tuttuğunu biliyorlardı.

Doktorlar gümüşün faydalarını biliyorlar ve hastalarına eğer sağlıklı olmak istiyorlarsa gümüş tabaklarda ve gümüş çatal bıçak kaşık kullanarak yemek yemelerini tavsiye ediyorlardı. İnsanlar bebeklerine emmeleri için gümüş kaşık vermeye başladı. “Ağzında gümüş kaşıkla doğmak deyimi” buradan gelmiştir; çünkü bunu o zamanlarda zengin aileler yapabiliyordu ve zengin çocuğu olmak yani doğuştan kısmetli olmak manasına kullanılan deyim buradan türemiştir.

Dr Henry Crookes, 1900’lerin başında gümüşü pek çok hastalığın tedavisinde kullanmıştır. Bilimsel çalışmaları sonucu bilinen hiçbir mikrobun kolloid gümüşe 6 dakikadan fazla dayanamayacağını söylemiştir. Dr J.Mark Hovel, British Medical Journal’de kolloid gümüşün virüslerin kontrolünde özellikle etkili olduğunu rapor etmiştir.

Gümüşün ilk antibiyotik madde olduğu düşünülmektedir. Tarihte gümüş metal yaprağı bir sargı bezi olarak kullanılmıştır. Bugün gümüş, neredeyse enfeksiyon kontrolünün kritik olduğu her yerde, bandajlardan yanık tedavisinde kullanılan ilaçlara kadar sağlık ürünlerinde çok geniş spektrumda antimikrobiyal özelliliğinden dolayı kullanılmaktadır.
Gümüş, yüzde 95’den daha fazla oranda kızılötesi yansıtırlığa sahiptir. Gümüşle temas eden radyoaktif enerjinin yüzde 95 i kaynağa geri dönecektir. Yani gümüş radyasyona karşı etkilidir.
450 tür bakterinin DNA’sını bozarak yok edebiliyor. Sedef, şeker, mayasıl, kaşıntı gibi birçok rahatsızlığa da iyi geliyor. Yeni hücrelerin çoğalmasını destekleyerek yaraların iyileşmesini hızlandırıyor.
Gümüş aynı zamanda endüstriyel alanda da kullanılmaktadır. Suyu temiz ve saf tuttuğu için içme suyu filtrelerinde ve yüzme havuzu filtrelerinde yer alır.
İnsan sağlığı için en büyük faydalarından birisi de kan dolaşımını hızlandırmasıdır.

error: İçeriklerimiz lisanslıdır !